23 °C
Akif AKARCA / Dr.Mehmet ŞAFAK
Akif AKARCA / Dr.Mehmet ŞAFAK VERGİNİN GÜNDEMİ akif.akarca@alfaymm.com

Ayni sermaye konulması ve vergileme durumu 2

Geçen hafta şirketlerin kuruluş sözleşmesinde öngörülen ve ortaklarınca sermaye olarak konulacak değerlerle ilğili yazımıza kaldığımız yerden devam ediyoruz. Geçen haftaki yazımızda şirketlere ayni sermaye olarak konulabilecek varlıkların neler olduğunu kısaca belirtmiştik. Bir ortağın sahibi bulunduğu varlıklarını ayni sermaye olarak şirkete aktarması bu varlıkların elden çıkarılması anlamına gelir. Varlıkların elden çıkarılması gelir vergisi, kurumlar vergisi, kama değer vergisi ve harçlara konu olabilir. İlgili kanunların tanıdığı istisnalar varsa vergilemeyi ortadan kaldırabilir.

- Gelir Vergisi Kanunu

Kanunun mükerrer 80'inci maddesinin 6'ncı bendinde; ’’İktisap şekli ne olursa olsun (ivazsız olarak iktisap edilenler hariç) 70.nci maddenin (1), (2), (4) ve (7) numaralı bentlerinde yazılı mal ve hakların (gerçek usulde vergiye tabi çiftçilerin zirai istihsalde kullandıkları gayrimenkuller dahil) hakların, iktisap tarihinden başlayarak beş yıl içinde elden çıkarılmasından doğan kazançlar (Kooperatiflerin ortaklarına bu sıfatları dolayısıyla tahsis ettikleri gayrimenkuller tahsis tarihinde ortak tarafından satın alınmış sayılır.) değer artış kazancı olarak gelir vergisine tabidir. Ancak doğan kazancın 11 bin lirası gelir vergisinden müstesnadır.

Elden çıkarma deyimi, yukarıda yazılı mal ve hakların satılması, bir ivaz karşılığında devir ve temliki, trampa edilmesi, takası, kamulaştırılması, devletleştirilmesi, ticaret şirketlerine sermaye olarak konulmasını ifade eder. Ticari işletmelere ait varlıkların ayni sermaye olarak konulması halinde vergileme ticari kazanç konusundaki hükümlere tabiidir.

- Kurumlar Vergisi Kanunu

Kurumlar Vergisi Kanunu’nda ayni sermaye olarak konulan varlıkların vergilenmesinde GVK'da olduğu gibi, süre geçmesi ile istisna sağlanması söz konusu değildir. Ancak, kanunun 19'ncu maddesinde yer verilen tam ve kısmi bölünme hallerinde varlıkların ayni sermaye olarak sermaye şirketine devredilmesi durumunda, maddede belirtilen şartlarla, vergileme söz konusu olmayacaktır.

Ayrıca, menkul kıymet veya taşınmaz ticareti veya kiralanmasıyla uğraşmayan kurumların en az iki yıl süreyle aktiflerinde yer alan taşınmazlar ve iştirak hisseleri, kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan hakları satışından doğan kazançların KVK’nın 5'nci maddesi( e) bendindeki şartlarla, %75'i vergiden istisnadır.

- Katma Değer Vergisi

Bir ticaret şirketine ayni sermaye konulması işlemi KDVK yönünden mal veya hakkın teslimi işlemidir. Ayni sermaye koyan ortağın niteliğine göre KDV'nin söz konusu olup olmayacağı belirlenebilir.

Ayni sermayeyi koyan kişinin KDV mükellefi olmaması durumunda bu teslim KDVne tabi olmayacaktır. Kişinin KDV mükellefi olması durumunda ticari faaliyetler dahilinde gerçekleştirilen ayni sermaye koyma işlemi KDV’ne tabi olacaktır.

Ancak, KVK’nın 19'uncu maddesine göre yapılan bölünme işlemleri KDV'den istisna edilmiştir (KDVK Madde 17/4-c).Kurumların en az iki tam yıl süre ile aktifinde bulunan iştirak hisseleri ile taşınmazların satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimler KDV'den istisnadır (KDVK 17/4-r). Ayni sermaye konulması da satış hükmünde sayılır.

- Harçlar Kanunu

Harçlar Kanunu’nun 123'üncü maddesine göre; anonim, eshamlı komandit ve limited şirketlerin kuruluş, pay devri, sermaye artırımı, birleşme, devir, bölünme ve nevi değişiklikleri nedeniyle yapılacak işlemler … harçtan muaftır. Buna göre, sermaye şirketlerine ayni sermaye olarak konulan taşınmazların tapu işlemleri tapu harcından müstesnadır.

- Ayni sermayeye değer biçme

Şirketlere ayni sermaye olarak konulan varlıkların değerinin bilinmemesi halinde, ,vergileme söz konusu olduğunda, Vergi Usul Kanunu’nun 267'nci ve Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 27'nci maddesine göre emsal bedeli tespit edilecektir. Kaza mercilerinin re’sen biçtiği değerler emsal bedel yerine geçer.

Şirketlere ayni sermaye olarak konulacak varlıkların değeri, Türk Ticaret Kanunu’nun 343'üncü maddesine göre asliye ticaret mahkemelerince, bilirkişiler tayin edilerek yapılmaktadır.