19 °C
Rüştü BOZKURT
Rüştü BOZKURT BUZDAĞININ DİBİ rustu.bozkurt@dunya.com

CRISPR Cas9 kimleri ilgilendiriyor?

Üstün zekâlı çocuklarla yapılan toplantıda Nobel Ödüllü bilim insanımız Aziz Sancar, “Şu anda CRISPR diye bir şey var, bu aslında DNA genomunu değiştirmek için kullanılan bir metod. Bu temel bilim alanına giriyor; bakterilerle uğraşan birkaç bilim adamı tarafından geliştirildi. O bilim insanlarına beş yıl önce sorsaydınız, ‘Bunun ne faydası olacak, ne para kazanacaksınız?’ Size, ‘biz bundan para kazanmayız, biz sadece bu işin sırrını çözmek istiyoruz’ derlerdi. Ama şimdi bu iş 10 milyar dolarlık bir iş oldu” diyordu. 

Metodun önemi 

Herkese Bilim Teknoloji Dergisi’nde, Reyhan Oksay değişik kaynaklardan derleyerek Sancar’ ın sözünü ettiği metodun geliştirilmesinin kısa bir tarihçisini paylaştı. CRISPR metodunun, tarımdan insan sağlığına geniş bir uygulama potansiyeline sahip. Tarımda yeni tohumların geliştirilmesi, kök ve meyvelerin tasarlanmasını sağlayacak. Sağlık alanında nadir görülen metabolik bozuklukları ve genetik hastalıkları tedavide kullanılacak. Organ bağışı için transgenik hayvan üretiminde, gen terapisi uygulamalarında da kullanılabilecek. Uzmanlara göre bu yeni metot, yaşam biçimi çalışmalarına büyük bir ivme kazandıracak. Ayrıca, metot diğer tekniklere göre çok daha düşük maliyetli olduğundan yaygın kullanma alanı bulabilecek. 

Tekniğin bir başka potansiyel gelişme alanı da aşırı avlanma nedeniyle nesli tükenen hayvanların yeniden dünyada boy göstermelerini sağlayacağıdır. Kaliforniya Üniversitesi’nden Ben Novak, nesli tükenen posta güvercinlerini (Ectopistes megratorius) yeniden dünyaya kazandırmaya çalışıyor. 

CRISPR-Cas9 ilk kez 2008 yılında Danisco şirketi tarafından kullanılıyor; bakteriyel kültürlerin virüslere karşı bağışıklık kazanması için yararlanılıyor. Bugün çok sayıda gıda şirketi bu teknikten yararlanarak yoğurt ve peynir üretiyor. Ayrıca insan ve hayvan DNA’sına ek yapmak, bazı kısımlarını çıkarmak, değişiklik yapmak için de yararlanılıyor. Teknik sıçan, fare, zebra balığı, domuz ve primatlar gibi transgenik hayvanlar yaratmak için de uygun. Buradaki bilgileri aktardığımız kaynakta, 2014 ve 2015 yılları arasında kas distrofisini ortadan kaldırmak, ender görülen bir karaciğer hastalığını tedavi etmek, insan hücrelerinin HİV’e karşı direncini artırmak içinde tekniğin kullanıldığı bilgisi aktarılıyor. 

Tekniğin kullanılmasının ahlaki ve sosyal boyutları da tartışılıyor; kamu yetkilerinin yasal düzenlemelerle bazı sınırlamalar getirmeye çalıştığı da biliniyor. 

Odaklanma önemli 

Ünlü sosyolog Manuel Castells’in İstanbul Bilgi Üniversitesi tarafından yayınlanan İletişimin Gücü kitabında, “Finansal değerlendirme, kısa vadede ekonominin dinamiklerini belirler ama uzan vadede her şey üretkenliğin artışına bağlıdır. İşte bu nedenle üretkenlik, kaynağın, ekonomik büyümenin, dolayisiyla kârlar, ücretler, birİkim ve yatırımın köşe taşlarını oluşturur” diyor. Üretkenlikte “kritik etkenin” de “yenilikçilik” olduğunu söylüyor. 

Ülkemizde yaygın medya finansal değerlendirmeye yüzde 80 zaman ayırırken, üretkenliği artıracak gelişmelerle gerektiği kadar ilgilenmiyor; gereken zamanı ayrılmıyor; rasyonel otoriteye dönüşecek bir ayrıntı bilgisi alanı oluşturulamıyor. 

Üretkenliği artıran gelişmeler tartışma alanının dışında kalınca, bu konuda düşünce üretenlerin kullandıkları kavramlar gerektiği kadar içselleştirilmiyor; herkes kendi söylediğini önemserken, asıl önemsenmesi gereken gelişmeler gözden kaçırılıyor. 

Ülkemizde “keller, körler sağırlar birbirini ağırlar” diyen halk sözü geçerli. Kapalı kapılar ardında birbirimizi pohpohlayan anlatımlar yerine, geleceği yönlendireceği çok açık olan CRISPR Cas9 metodu gibi yeni gelişmeleri, yeni kavramlarlarla tartışmaya “yetmezliğin itişi, ihtirasın çekişiyle” dudak kıvıran makam ve mevki sahiplerine sıklıkla rastlanabiliyor. 

Büyüme, kârlılık, ücretlerdeki gelişmeler, tasarruf düzeyi, nitelikli yatırımlardaki gelişmelerin artması “üretim faktörlerini daha verimli biçimde birleştirme bilgisi ve uygulama özeni” gerektiriyor. Bu bir iş yapma metodu sorunudur; kasaba kültürünün önemsemediği alanlardan biridir. Bir başka alan kültürel yaratıcılık, kurumsal kapsayıcılık, emeğin özerliği, finansal erişilebilirlik alanında işleyen mekanizmaların varlıdır. İster ‘değer biçenler’ cephesinde yer alalım, isterse ‘değer yaratanlar’ arasında olalım ciddi sorumluluklarımız var... Eğer zihinlerde “CRISPR Cas9’dan bana ne?” sorusu geçmişse, Sümer rahibini anımsamalıyız: “Sen kendin için değilsen, kim senin için! Sen başkaları için değilsen,nesin ki? Şimdi değilse ne zaman?”