16 °C
Mehmet KARA
Mehmet KARA ENERJİ GÜNDEMİ mehmetkara2007@yahoo.com.tr

Enerji köleniz olsun, yeter ki değer üretin!

Geçtiğimiz hafta elektrik piyasasıyla ilgili çok kritik iki düzenleme yapıldı. Bunlardan biri mevcut kurulu gücü en verimli şekilde kullanırken, yeni yatırımların da devamını sağlamayı hedefleyen kapasite mekanizması oldu. Buna, enerji sektörünün kendi içine yönelik bir düzenleme diyebiliriz.

İkinci düzenleme ise enerji sektörünün dışa dönük tarafıyla ilgili. Buna göre, büyük ölçekli elektrik abonelerine, tarifeli fiyattan elektrik verilmeyecek. Bu durumdaki şirketler için bir ‘son kaynak tedarikçi tarifesi’ devreye girecek. Ama maksat bu durumdaki şirketlere, söz konusu tarife üzerinden elektrik satmak hiç değil. Tam tersine, yılda 50 milyon kWh ve üzerinde elektrik tüketen kullanıcıları, ihtiyaçlarını piyasadaki satıcılardan ikili anlaşmalar yoluyla tedarik etmeye zorlamak.

Bu düzenleme esas itibariyle sanayi abonelerini ilgilendiriyor. Elektrik maliyetlerinin yükseleceğinden dert yanmaya başladıklarını görüyoruz.

Bizden söylemesi, hiç kimse atılan bu yeni adımdan geri dönüş beklemesin. Hatta uygulama daha da derinleşerek devam edecek. Son kaynak tarifesinin kapsamına giren abonelerin sayısı artacak. Çünkü 50 milyon kWh sınırı, kademe kademe aşağı doğru çekilecek.

O halde sanayici bundan böyle pahalı elektrik mi kullanacak? Tarifeye bakarsanız evet. Ama hiçbir abone, elektriğini bu tarife kapsamında satın almak zorunda değil. Dolayısıyla meseleye bu soru etrafında bakmak bizi bir yere götürmez.

Peki nasıl bakalım? Gelin birlikte deneyelim:

Enerji, şirketler açısından eskiden olduğu gibi sabit bir maliyet kalemi değil. Daha ucuza elektrik tüketmek için serbest tedarikçilerden alım yapmak mümkün.

Tedarikçi değişikliği dışında da avantaj sağlayabileceğiniz yöntemler var. Fabrikanızı elektriğin ucuz olduğu zaman dilimlerinde çalıştırmak mümkün ise bunu yaparak ciddi anlamda tasarruf edebilirsiniz. Siz bu konudaki çözüm seçeneklerini doğalgaza da uyarlayabilirsiniz. Şimdi, bu meseleyi sorun olarak görmek yerine, oyunun kurallarının değiştiğini kabul ederek ilerlemek şirket patron ve yöneticileri için en doğru seçenek. Çünkü aslında bu vesileyle Türkiye ekonomisinin en kritik yapısal sorunu da gündeme gelmiş oluyor ister istemez.

Türkiye yüksek katma değerli ürünlere yönelmek zorunda. Bunun enerji cephesinden tercümesi şu: Birim enerjiyle en yüksek değeri üretmelisiniz. Bu, kaynaklarınızı en etkili şekilde kullandığınız anlamına gelir.

Yani Türkiye’nin yüksek karlılıkla çalışmanın yolunu, ucuz enerji girdisi için devletin kapısını çalarak arayacak iş insanlarına ihtiyacı yok. Karlılığın yolunu, enerji başta olmak üzere, eldeki kaynakları en etkin şekilde değerlendirmekte gören iş insanlarına ihtiyaç var.

Ey Türkiye’nin iş insanları, enerji sizin köleniz olsun! Yeter ki siz yüksek katma değer üretin...