20 °C
Mehmet KARA
Mehmet KARA ENERJİ GÜNDEMİ mehmetkara2007@yahoo.com.tr

Enerjiciler kamuya ne kadar güveniyor?

Türkiye’nin önde gelen enerji oyuncularını bünyesinde bulunduran Enerji Ticareti Derneği (ETD) geçtiğimiz haftalarda bir rapor yayınladı. Sektörün gelecek 5 yılda en önemli gündem maddelerinin neler olacağına odaklanan rapor, “Türkiye Enerji Ticaretinde 5’te 5” başlığını taşıyor.

Raporda, enerjiyle ilgili 78 kamu, özel ve sivil toplum kuruluşunda çalışan 105 üst düzey kişinin katıldığı bir anketin sonuçları da yer alıyor.

Anket sonuçları, Türkiye enerji sektörünün bugününe ilişkin iyi bir fikir veriyor. Sektörün önündeki riskleri ve bunların aşılması için yapılması gerekenlere ilişkin de önemli ipuçları var. Sektördeki aktörler, bir piyasanın sağlıklı gelişimi için büyük önem taşıyan şeffaflık ve öngörülebilirlik unsurlarını zedeleyen durumlar olduğunu düşünüyor. Örneğin ankete katılanların büyük çoğunluğuna (yüzde 77) göre enerji piyasasındaki kamu aktörlerinin rolleri net çizilmemiş. Daha da ötesi, katılımcıların yüzde 88’ine göre kamudaki enerji aktörlerinin faaliyetleri öngörülemez durumda.

Ankete katılanlara Türkiye enerji piyasalarının karşı karşıya olduğu en büyük üç risk sorulmuş. Cevap şöyle: (1) Piyasaya müdahale riski, (2) Mevzuat riski ve (3) Politika riski.
Bu sonuçlar, sektörün mevzuat ve düzenlemelere yeterince güvenmediğini, her an her şeyin değişebileceği algısının hakim olduğunu net şekilde ortaya koyuyor.

Bunun nedenlerine girersek uzun uzun anlatmak gerekir. Ama özetle, bir sabah kalktığınızda Resmi Gazete’de yayınlanan bir mevzuat değişikliğiyle sektördeki her şeyin alt üst olduğuna tanık olabiliyorsunuz. Örneğin yatırımda kullanacağınız bir ekipmanın ithalatının yasaklandığını görebiliyorsunuz ya da devam eden izin süreçlerinin silbaştan alınmasına yol açan bir prosedür değişikliğiyle güne uyanabiliyorsunuz.

Raporda dikkatle incelenmesi gereken başka sonuç ve değerlendirmeler de var. Ama bence en can alıcı kısmı, anket sonuçlarının söyledikleri.

Yani bir sektörün kamuya, siyasetçilere, yasa koyucuya, düzenleyici, denetleyici kurum ve kuruluşlara güven duyma derecesi o sektörün sağlığı açısından önemli şeyler söyler.

Bu rapordan söz etmeye devam edeceğiz.