23 °C
Mehmet KARA
Mehmet KARA ENERJİ GÜNDEMİ mehmetkara2007@yahoo.com.tr

Yerli uçak, yerli araba, yerli enerji...

Kime sorarsanız sorun, yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarına, hatta bu alanda yerli ekipman ve teknolojilerin kullanılmasına ağırlık verilmesi gerektiğini söyler.

Söylemlerine bakarsanız, bu ülkenin bakanları, bürokratları, iş insanları ve akademisyenleri bu konuda hemfikirdir!

Evet, söylemler böyle de, peki pratikte bunun gereği yapılıyor mu gerçekten? Maalesef bu soruya “evet” cevabı veremiyoruz.

Çünkü son bir yılda yaşananlar gösteriyor ki, bırakın yenilenebilir enerji kaynaklarına, yerli enerji ekipmanı üretilmesine, bu alanda yerli teknolojilerin geliştirilmesine gereken önemin verilmesini, tam tersine bugüne kadar devreye alınmış bazı olumlu uygulamalardan geri adım atılması isteniyor.

Lisanssız elektrik üretimine yönelik yatırımlar konusundaki yaklaşım değişikliği bunların başında geliyor. Evet, kendi öz tüketimini karşılamak için lisanssız elektrik üretimi yapmak isteyenler desteklenmek istenirken, işin rayından çıkması söz konusu olabilir. Ama burada yapılması gereken, birileri yanlış yapıyor diye, iyi niyetli girişimcileri cezalandırmak değil. Kaldı ki böyle olmasının suçlusu yatırım yapanlar değil, sağlıklı bir sistem kurmayı beceremeyen kamudur...

Madem bir düzenleme yapıldı, bundan yararlanan 99 kişi kötü niyetli davranmış bile olsa, sadece iyi niyetli tek bir kişinin zarar görmesini engelleyerek hareket etmek esastır. Hukuk devletinin, hatta belki de devlet olmanın gereği budur. Devlette süreklilik esastır, kazanılmış haklara dokunulmaz, uygulamalar kişilerin lehine ise geçmişe yürür ama aleyhine ise yürümez gibi genel prensipler vardır.

Şimdi yerli ve yenilenebilir kaynakları desteklemek amacıyla son 10 yılda atılmış bir dizi adımın olumlu sonuçlarını unutup, olumsuz yan etkilerine odaklanarak doğru bir yere varamazsınız. Bu çerçevede, EPDK ve Enerji Bakanlığı cephesinden gelen bazı açıklamalar, yenilenebilir enerjiye dayalı yatırımlar açısından pek de hayra alamet sayılmaz.

Yok “iletim bedeli 10 kata kadar artabilir”, yok “efendim bu tip tesisler aslında sistemin üzerinde bir yük” türünden bazı ifadeler tehlikeli bir gelişime işaret ediyor. Aman dikkat!
Yenilenebilir enerjiye ağırlık vermeye yönelik politikalara salt ticari bir gözle yaklaşmaya başladıysanız tehlike büyüktür. Çünkü yerli ve yenilenebilir kaynaklara yönelik yerli adımları bir kaşık suda boğabilecek ticari dinamikler her zaman mevcuttur.

Türkiye’nin ekonomik bağımsızlığını sağlamak için yerli otomobil, yerli uçak, yerli uydu geliştirip üretmesi gerektiği söylenir. 1930-40’lı yıllarda yerli uçak üreten Nuri Demirağ’ın yaptıklarına övgüler düzüp, ona karşı gösterilen vefasızlığa küfür edenler boldur. İşte bugün de yerli enerji kaynaklarının daha fazla devreye sokulmasına ve yerli enerji ekipmanları geliştirilip üretilmesine dönük bazı uygulamaların çanına ot tıkayabilecek adımlara tevessül edenlere diyeceğiniz bir şey yok mu kardeşim!

Bundan 30-40 yıl sonra birileri şöyle diyebilir...

“Aslında Mehmet ile Ayşe bu konuda şunları başarmıştı ama işte yönetenler bunun önünün açılmasına izin vermedi. Hatta (dışarıdan daha ucuza alıyoruz) nasıl olsa, kapatalım gitsin fabrikaları dediler...” Ayrıntı isteyenle konuşup tartışabiliriz! İkna olmaya açığız, yeter ki ikna olmaya açık olduğunuzu gösterin.