26 °C

“36 fabrikamızla global firmalar arasındayız”

Yurtiçinde Arbel, yurdışında da AGT Foods and Ingredients adıyla dünya markaları arasında konumlanan Arbel Yönetim Kurulu Üyesi Mert Hazar, AGT Foods and Ingredients bünyesinde 36 fabrikayla bakliyat sektörüne hizmet verdiklerini söyledi.

“36 fabrikamızla global firmalar arasındayız”

Mersin’de 1980’li yıllarda yaptığı yatırımlarla bakliyat pazarında güçlenen Arbel, yurtiçinde Arbel, yurdışında da AGT Foods and Ingredients adıyla global firmalardan biri konumunda. Arbel Yönetim Kurulu Üyesi Mert Hazar, AGT Foods and Ingredients bünyesinde 36 fabrikayla bakliyat sektörüne hizmet verdiklerini belirterek, “Bu firmamızla global pazarda işlenmiş bakliyat tedariki sağlıyoruz” dedi.

2001 yılında Kanada’da mercimek işleme tesisi kurarak, küresel pazara açılma yolunda bir sıçrama yaptıklarını ifade eden Hazar; bugün itibarıyla Kanada, Güney Afrika, Çin, Avustralya ve ABD’de bakliyat işleme ve temizleme fabrikalarının bulunduğunu söyledi.

Taleplere göre pozisyon alıyor

AGT Foods & Ingredients bünyesinde yer alan Hollanda, İspanya ve İngiltere’deki ticaret ofisleri ile bakliyat ticaretinde ürün çeşitliliğini artırıp, pazarlarını büyüterek global bir firma haline geldiklerini ifade eden Mert Hazar, Arbel’in ise Türkiye’nin bakliyat ihtiyacının kayda değer kısmını karşıladığını vurguladı. Hazar, üretimden işlemeye, çuvallamadan paketlemeye her aşamada bilgi birikimi ile bakliyat pazarında büyüdüklerini ifade etti.

Üretim ve kalite açısında pazarın ihtiyacı olan her konuya hakim olduklarını ifade eden Hazar, “Firmamızın pazarın değişken koşullarına ve taleplerine göre pozisyon alması büyümemize katkı sunan başlıca etmenlerden biri” dedi.

Pazarda güçlü konuma gelmelerinin temelinde yatan unsurlardan birinin ise sürekli yatırım olduğunu belirten Mert Hazar, “2018 yılında Mersin’de bir bulgur fabrikasını daha devreye aldık. Depo ve makine yatırımlarımız devam ediyor. Gamımıza yeni ürünler eklemeye çalışıyoruz. Ancak içinde bulunduğumuz ekonomik koşullar her planın gerçekleşmesine fırsat vermiyor. Birçok değişen etken oluyor. Bu sebeple planlanan yatırımlar ötelense de bu yıl yapmayı planladığımız yatırımlarımız var” diye konuştu.

“İhracat ve iç pazar satışları dengeli olmalı”

Öte yandan ideal bir satış stratejisine sahip firmaların satışlarında ihracat ve iç pazarın dengeli olması gerektiğini vurgulayan Mert Hazar, “İhracat ve iç satışta yüzde 50’lik dağılımı yakalayabilen firmalar doğru stratejileri uyguluyor demektir. Bu oranı yakalamak çok güçtür, ancak rakamlar bu bağlam aralığına yakın seyrederse firmanın sürdürülebilirliği ve iş yapabilme kabiliyeti daha uzun oluyor. Çünkü iç piyasada oluşabilecek herhangi bir talep veya likidite daralmasını, ihracat ile tolere edebilir. Ya da ihracatta kapanan bir pazarını iç piyasaya yönelerek dengeler” dedi.

Arbel olarak, ihracatla iç pazar satışlarında, yüzde 60’a yüzde 40 bandında değişen, başarılı bir dağılım yakaladıklarını belirten Hazar, sürekliliği olan, güçlü satış stratejilerinin olduğunu söyledi.

ABD’nin Kuzey Dakota eyaletinde bulunan fabrikalarında bakliyat unları ve proteinleri ürettiklerini söyleyen Mert Hazar, bu ürünleri gıda katkı maddeleri olarak sattıklarını belirtti. Katma değeri yüksek ürünlerin GDO ile ilgisi olmadığını ifade eden Hazar, gıda sektöründe soya ikamesi olarak kullanılabildiğini kaydetti. Hazar, Bu ürünlerin, ayrıca buğday ve buğday unu ikamesi olduğunu, bu nedenle glütensiz beslenmek zorunda olan çölyak hastaları ve diyet yapanlar tarafından tüketildiğini söyledi.

İşlenmiş et ve içecek üreticileri başta olmak üzere gıda sektöründeki birçok üreticiye soya ürünleri yerine bakliyat unları ve liflerini önerdiklerini dile getiren Mert Hazar, “Bakliyat unları ve lifleri daha düşük maliyetli ve verimi yüksek. Ayrıca sağlıklı. Bu ürünler evcil hayvan mamaları, ilaç ve gıda sanayilerinde katkı maddesi olarak kullanılıyor. Ürettiğimiz bakliyat unları kek, pasta ve bisküvi gibi paketlenmiş ürün imalatçıları tarafından yumurta ikamesi olarak da kullanılıyor” açıklamasını yaptı.

Bakliyat unu ve proteini üretimiyle pazarda öne çıktıklarını ifade eden Hazar, “Küresel ölçekte bu alanda çok az rekabetçi firma bulunuyor. Söz konusu ürün ile Avrupa ve Amerika’da hızlı büyüme ivmesi yakaladık” dedi.

“Türk Yıldızları projesiyle ürünleri Kuzey Amerika’da tanıtıyoruz”

Farklı pazarlar bulmak ve alternatif pazarlar oluşturmanın önemine değinen Mert Hazar, “Küresel ölçekte Türk ürünlerine talep var. Ancak bu ilgiyi katma değere çevirecek, Türkiye’nin ihracat gelirlerini artıracak projeler geliştirilmesi gerekiyor”dedi.

Bu doğrultuda Arbel olarak 2014 yılında ‘Türk Yıldızları’ projesini başlattıklarını söyleyen Mert Hazar, “Türk Yıldızları projesini beş yıl önce Kanada’da başlattık. Kanada’nın büyük bölümüne gıda dağıtımı yapan Clic isimli firmayı bünyemize kattıktan sonra başlattığımız bu proje ile Türkiye’de geniş pazar payına sahip nitelikli üretim yapan beş büyük markanın ürünlerini tüm Kanada’ya yaymak amaçlı çalışmaya giriştik. Başta Arbella makarna olmak üzere beş büyük Türk markasını Montreal, Toronto ve New Jersey’de bulunan depolarımız ve dağıtım ağlarımız aracılığı ile büyük zincir marketlerinin satış listelerine aldırarak, raflarına girmesini sağladık. Bu proje ile Türk malı ürünlerin başta Kanada olmak üzere Kuzey Amerika’da bilinirliği artarken, Türkiye’nin ihracatını destekleyen bir adım da attık” diye konuştu.