26 °C

Memişoğlu, paketleme tesisinde kapasite artıracak

Bu yıl yüzde 20 büyüme hedeflediklerine dikkat çeken at Bakliyat Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Memiş, “Raflarda yerini alan Superfoods ürünlerimizin yanı sıra tüketici taleplerine göre ürün gamımızı daha da genişleteceğiz. Bu yıl paketleme tesisimizde kapasite artıracağız” dedi.

Memişoğlu, paketleme tesisinde kapasite artıracak

Memişoğlu Tarım Ürünleri; pirinç, nohut, mercimek, barbunya, bulgur, fasulye, börülce, mısır, bakla, bezelye ve buğday çeşitlerini üretmek, ihraç etmek ve satmak amacıyla 1991 yılında Mersin’de kuruldu. Ana faaliyet konuları içinde bakliyat işleme, eleme, seçme, paketleme ile kuru gıda ithalat ve ihracatı bulunan firma, 2018 yılında yaklaşık 730 milyon liralık satış rakamına ulaştı. Hem yurtiçi hem de yurtdışı pazarlara yönelik çalışan firmanın satışlarının yüzde 40’ını iç piyasaya, yüzde 60’ını da yurtdışına yönelik satışlar oluşturuyor. Bu oran yıldan yıla talebe göre bazı farklılıklar gösterebiliyor.

70 milyon dolarlık ihracat ve transit ticaret tutarına ulaştı

Memişoğlu Tarım Ürünleri, 730 milyon liralık satış rakamıyla Türkiye’nin en büyük bakliyat ve gıda firmaları arasında yer aldı. ISO 500’de 327’nci sırada yer aldıklarını, TİM 500’e göre de Türkiye’nin en fazla ihracat yapan 481’inci firması olduklarını söyleyen Tat Bakliyat Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Memiş, firmalarının toplam ihracat ve transit ticaret miktarının 70 milyon dolar seviyesine ulaştığını aktardı.

Firmaya ait tesislerin toplam 200 bin metrekarelik alan üzerinde bulunduğunu ifade eden Memiş, “Mersin ve Uzunköprü’de olmak üzere iki adet çeltik işleme fabrikası, Mersin’de bulgur fabrikası, mercimek fabrikası, bakliyat işleme, eleme, paketleme ve stoklama alanları bulunuyor. Şirketimiz bünyesinde Mersin, Mersin Serbest Bölge, Mersin-Tarsus OSB, İstanbul, İzmir ve Edirne’de de tesisler mevcut. Ayrıca Kırgızistan’da fasulye işleme tesisimiz var” diye konuştu.

Yurt genelinde 32 bayileri bulunduğunu aktaran Memiş, ürünlerini yurt içi ve dışında tescilli markaları olan ‘Tat’ markasıyla piyasaya sunduklarını söyledi.

Bayilerinin yanı sıra İstanbul ve İzmir’de bulunan bölge müdürlükleri ve zincir mağazalar aracılığıyla Türkiye’nin her bölgesine ürünlerini ulaştırdıklarını dile getiren Memiş; ayrıca Avrupa ülkeleri, Orta Asya, Ortadoğu, Güney Afrika, Kuzey Afrika, Rusya, ABD, Kanada ve Güneydoğu Asya ülkeleri olmak üzere toplam 82 ülkeye ihracat yaptıklarına dikkat çekti.

Tat, Superfoods ürünleriyle raflarda

Mersin’de lojistik hizmeti vermek üzere ‘Tatlog’ markası altında bir yatırımları daha olduğunun altını çizen Şerafettin Memiş, uluslararası kalite standartlarına sahip firmalarının sektörde katma değerli ürün oluşturma, müşteri taleplerini karşılama, bakliyat ürünlerinin tüketim alanını artırma adına bakliyat unu üretimine de başladığını söyledi.

Memiş, bu alanda en ileri teknolojiyi kullanarak; mercimek unu, nohut unu, fasulye unu, pirinç unu ve mısır unu üretip, yurt içinde ve dışında satışına başladıklarını anlattı.
Sağlıklı beslenmede bakliyat ürünlerinin öneminin büyük olması ve glütensiz beslenme alışkanlığının yaygınlaşmasıyla birlikte bakliyat ununa talebin arttığını belirten Memiş, bu alanda müşterilerden gelen talebi karşılamak için en iyi yatırımı yaparak, en kaliteli ürünleri ürettiklerini ifade etti.

Tat markası ile karabuğday, kinoa, çiya tohumu, keten tohumu, siyez bulguru gibi gıdaları ürün gamına eklediklerini açıklayan Şerafettin Memiş, ilk olarak 18 Martta BİM marketlerinde piyasaya sunulan bu ürünlerin birçok mağazada daha satışa sunulacağını söyledi.

Bu yıl en az yüzde 20 büyüme hedeflediklerine dikkat çeken Memiş, “Raflarda yerini alan Superfoods ürünlerimizin yanı sıra tüketici taleplerine göre ürün gamımızı daha da genişleteceğiz. 2019’da paketleme tesisimizde kapasite artırımına gideceğiz. Üzerinde çalıştığımız yeni ürünler var” şeklinde konuştu.

Üretim artışı ihracatı olumlu yönde etkiledi

Bakliyat üretiminde yaşanan artışın ihracatı olumlu etkilediğini vurgulayan Şerafettin Memiş, özellikle 2018-2019 dönemlerinde nohut üretiminin Türkiye’de fazla olmasının ihracatçıya kayda değer avantaj sağladığını iletti.

Dolar kurunun yükselmesiyle birlikte ithalat azalırken ihracatın arttığına değinen Memiş, “Türkiye’de 2018 yılında nohut üretimi arttı. Bununla beraber dolar kurunun da artması nedeniyle diğer ihracatçı ülkeler olan Kanada, ABD, Arjantin gibi ülkelerle rekabet şansımız ve nohut ihracatımız arttı. Umarız nohut üretimimiz bu yıl da aynı seviyelerde olur ve ihracatımız devam eder. 2018 yılında kırmızı mercimek üretimimiz yeterli seviyedeydi. O yüzden yurtiçinde tükettiğimiz kırmızı mercimekler yerli üründü. Fasulye üretiminde bu sene de yurtiçi tüketimimizi karşılayacak bir üretim olmadığı için ithalat devam edecek” ifadelerini kaydetti.